Yıllık İzin ve Görünmeyen Zaman: Yolda Geçen Sürelerin Hukuki Analizi ve "Ücretsiz Yol İzni" Rehberi
- Av. Hikmet Salih USUL

- 16 Nis
- 10 dakikada okunur
Türk İş Hukuku’nda yıllık ücretli izin, işçinin sadece işyerinden uzaklaşmasını değil, fiziksel ve ruhsal olarak tam bir dinlenme aşamasına geçmesini amaçlar. Ancak modern yaşamın getirdiği coğrafi uzaklıklar, bu dinlenme süresinin önemli bir kısmının yollarda tükenmesine neden olabilmektedir. Tam da bu noktada karşımıza çıkan "Yol İzni" kavramı, işçinin anayasal dinlenme hakkının "yollarda heba olmasını" engellemeye yönelik hukuki bir kalkandır.
Peki, yolda geçen süreler yıllık izin süresinden mi sayılır? İşveren 4 günlük bu süreyi kime, nasıl ve hangi şartlarla vermek zorundadır? Akademik kaynaklar ve 4857 sayılı İş Kanunu ışığında konuyu tüm boyutlarıyla analiz ediyoruz.
1. Yol İzninin Temel Amacı ve Hukuki Niteliği
Yıllık ücretli izin hakkı, doktrinde işçinin kişiliğini koruma borcunun bir yansıması olarak kabul edilir. İş Kanunu m. 56/6 ve Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği m. 6/6’da düzenlenen yol izninin temel amacı; iznin dinlenme etkisini maksimize etmektir. İşçi, yıllık iznini işyerinin kurulu bulunduğu mahal dışında geçirecekse, gidiş ve dönüş yolculuğu birer "iş yükü" ve zaman kaybı olarak görülür. Kanun koyucu, işçinin tatil yapacağı yere varması ve oradan dönmesi için geçen süreyi yıllık izinden "çalmamak" adına bu ek süreyi düzenlemiştir.
Önemli Not: Yol izni, niteliği gereği ücretsiz bir izindir. Ancak bu hüküm nispi emredicidir. Yani iş sözleşmesi veya Toplu İş Sözleşmesi (TİS) ile yol izninin ücretli olması veya süresinin 4 günün üzerine çıkarılması kararlaştırılabilir.

2. Tarihsel Dönüşüm: 1475’ten 4857’ye Ne Değişti?
Hukuki perspektiften bakıldığında, yol izni sürelerinin neden kısaldığını anlamak önem arz eder. Mülga 1475 sayılı İş Kanunu döneminde yol izni süresi 7 gün olarak uygulanmaktaydı. Ancak 2003 yılında yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Kanunu ile bu süre 4 güne indirilmiştir.
Neden Süre Kısaldı?
Kanun koyucu bu değişikliğin gerekçesi olarak "ulaşım sistemindeki teknolojik gelişmeleri" göstermiştir. Günümüzde hızlı trenler, yaygın havayolu ağı ve gelişmiş karayolu imkanları sayesinde 7 günlük bir yol süresine ihtiyaç kalmadığı değerlendirilmiş, 4 günlük (2 gün gidiş - 2 gün dönüş) sınırın makul olduğu kabul edilmiştir.
3. Yol İzni Almanın "Olmazsa Olmaz" Şartları
İşverenin yol izni verme zorunluluğunun doğması için işçinin belirli şartları yerine getirmesi ve bazı somut durumların varlığı şarttır:
A. Şehir Dışına Çıkma Şartı
İşçi, yıllık iznini işyerinin bulunduğu belediye sınırları veya yerleşim yerinin dışında geçirmelidir. Şehir içindeki bir otele gitmek veya evinde dinlenmek için yol izni talep edilemez.
B. İşçinin Talebi (İstemde Bulunma)
Yol izni bir "otomatik hak" değildir. İşveren bu durumu kendiliğinden değerlendirmek zorunda değildir. İşçi, yıllık izin isteğini işverene en az bir ay önce yazılı olarak bildirirken, bu talep içerisinde yol izni isteyip istemediğini de açıkça belirtmelidir.
C. Belgeleme Zorunluluğu
Kanun, yol izni için "hususun belgelenmesi" şartını aramıştır. İşçi bu ispatı şu yollarla yapabilir:
Uçak, otobüs veya tren bileti.
Otel veya tatil köyü rezervasyon kayıtları.
Özel Araç Durumu: Eğer işçi şahsi aracıyla veya ailesinin yanına gidiyorsa; konakladığı yerdeki harcama belgeleri (fiş/fatura) veya o bölgeden alınmış bir belgeyi dönüşte işverene sunabilir.

4. İşverenin Yönetim Hakkı ve Süre Sınırı
Kanundaki "4 güne kadar" ifadesi, her işçinin mutlaka 4 gün alacağı anlamına gelmez. Burada işverenin yönetim hakkı devreye girer. İşveren; gidilecek yerin mesafesini ve ulaşım aracını dikkate alarak süreyi belirleyebilir.
Mesafe / Durum | Makul Yol İzni Süresi |
Yakın Mesafe (Örn: İstanbul - Bursa) | 1 Gün Gidiş - 1 Gün Dönüş |
Uzak Mesafe (Örn: İstanbul - Artvin) | 2 Gün Gidiş - 2 Gün Dönüş |
Havayolu Kullanımı | Mesafeye göre süre kısıtlanabilir |
Önemli Ayrıntı: İşçi, aldığı yol izni süresi bitmeden işe dönerse, işveren onu bu sürenin bitiminden önce işe başlatmak zorunda değildir.
5. Hukuki Risk: Yol İzni ve Sadakat Borcu
Yol izni, dürüstlük kuralı çerçevesinde kullanılmalıdır. Eğer işçi, yıllık iznini şehir dışında geçirmeyecek olmasına rağmen sırf tatilini uzatmak için "yol izni" talep eder ve yalan beyanda bulunursa, bu durum sadakat borcuna aykırılık teşkil eder.
Haklı Fesih Riski: Öğretide hakim olan görüşe göre; yol izni alınması gerekmeyen bir durumda (şehir içinde kalınmasına rağmen) yol izni alınması, işverene iş sözleşmesini haklı sebeple feshetme yetkisi verebilir.
Vazgeçme Hali: Eğer işçi gerçekten şehir dışına gitmeyi planlamış ancak sonradan bir sebeple vazgeçmişse, bu durum tek başına haklı fesih nedeni sayılmamalıdır. Buradaki kıstas "kötüniyet" ve "aldatma kastı"dır.
6. Yol İzninin Diğer İzinlerle Karşılaştırılması
Yol izni, müstakil bir izin türü değil, yıllık ücretli izne sıkı sıkıya bağlı bir ek süredir. Bu bağlamda:
Teşmil Edilemez: Yol izni sadece yıllık izinle birlikte kullanılabilir. Mazeret izni, ölüm izni veya hafta tatili gibi diğer dinlenme günlerine eklenmesi hukuken mümkün değildir.
Bölünme Durumu: Yıllık iznin bölümler halinde kullanılması durumunda, her bölüm için yol izni talep edilebilir mi? Genel kabul; yol izninin, iznin asıl dinlenme etkisini sağladığı ana parçada kullanılması yönündedir, ancak her şehir dışı çıkışında belgelenmesi şartıyla talep edilmesi teorik olarak mümkündür.
7. Uygulama İçin Pratik Rehber
Soru | Cevap |
Ücret kesilir mi? | Evet, kanuna göre yol izni süresi ücretsizdir. |
Sözleşmeyle artırılabilir mi? | Evet, 4 günün üzerine çıkılabilir veya ücretli yapılabilir. |
Yıllık izinden düşülür mü? | Hayır, yıllık izin süresine eklenir. |
İşveren vermiyorum diyebilir mi? | Şartlar (belge ve şehir dışı) sağlandığı sürece hayır. |
8. Yargıtay Emsal Kararları ve Vaka Analizleri
Vaka Analizi 1: Yıllık İznin Amacı Dinlenmektir: İzinli Dönemde Başka İşte Çalışmanın Hukuki Bedeli
Yargıtay 9. HD. | Esas: 2009/46353, Karar: 2011/91
Bu davaya konu olan olayda; bir işçi yıllık ücretli izne ayrılmış, ancak izinli olduğu bu dönemde Bakü'de başka bir firmaya ait şantiyede ücret karşılığı çalıştığı tespit edilmiştir. İşveren, işçinin izinde dinlenmek yerine başka bir yerde çalışmasını gerekçe göstererek iş sözleşmesini feshetmiştir. İşçi ise feshin geçersiz olduğunu ileri sürerek işe iade davası açmıştır.
Hukuki Değerlendirme ve Öne Çıkan Başlıklar:
Dinlenme Hakkı Anayasal Bir Zorunluluktur: Yargıtay bu kararında, Anayasa'nın 50. maddesine atıfta bulunarak dinlenmenin çalışanlar için bir "hak" olduğunu hatırlatmıştır. İş Kanunu m. 53 uyarınca bu haktan vazgeçilemeyeceği gibi, paraya da tahvil edilemeyeceği vurgulanmıştır.
İzinde Çalışma Yasağı (Madde 58): İş Kanunu'nun 58. maddesi, yıllık iznini kullanan işçinin bu süre içinde ücretli bir işte çalışmasını açıkça yasaklamaktadır. Kanun bu durumun yaptırımını "izin ücretinin geri alınması" olarak belirlemiş olsa da Yargıtay, meselenin sadakat borcu boyutuna dikkat çekmiştir.
Rakip Firmada Çalışma ve Geçerli Fesih: Eğer işçi, izinli olduğu dönemde rakip bir firmada çalışıyorsa, bu durum işveren açısından iş ilişkisinin devamını imkansız kılan "olumsuzluklara" yol açar. Yargıtay, eylemin "haklı neden" ağırlığında olmasa bile, işverenin yönetim yetkisi ve güven ilişkisinin sarsılması nedeniyle geçerli neden teşkil ettiğine hükmetmiştir.
Yargıtay’ın Kararı:
Yargıtay, işçinin yıllık iznini kullanırken başka bir (özellikle rakip) firmada çalışmasını, dinlenme hakkının özüne ve sadakat borcuna aykırı bulmuştur. İşverenin yaptığı feshi haklı/geçerli bularak yerel mahkemenin davanın reddi yönündeki kararını onamıştır.
Bu karar bize şunu söylüyor: "Yıllık izin ve bu izne eklenen yol izni, işçinin bir sonraki çalışma dönemine zinde ve dinlenmiş girmesi için yasayla korunmuştur. Eğer yol izni talep edip 'memlekete gidiyorum' diyerek başka bir şantiyede çalışmaya başlarsanız, sadece aldığınız yol iznini değil, işinizi de kaybedebilirsiniz. Hukuk, işçiye 'git ve dinlen' derken, bu sürenin bir kazanç kapısına dönüştürülmesine müsaade etmemektedir."
Vaka Analizi 2: "Mevsimlik İşçi" Etiketi Dinlenme Hakkını Engelleyebilir mi? 11 Ay Kuralı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu | Esas: 2011/755, Karar: 2012/117
Bu davaya konu olayda; kapatılan Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nde uzun yıllar geçici/mevsimlik statüde çalışan bir işçi, emekli olduktan sonra tüm çalışma süresi için kullandırılmayan yıllık izin ücretlerini talep etmiştir. İşveren ise işçinin uzun süre "mevsimlik" statüde çalıştığını, İş Kanunu uyarınca mevsimlik işlerde yıllık izin hükümlerinin uygulanmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Hukuki Değerlendirme ve Öne Çıkan Başlıklar:
Anayasal Dinlenme Hakkı vs. Mevsimlik İstisna: İş Kanunu m. 53/3, mevsimlik işlerde yıllık izin hükümlerinin uygulanmayacağını öngörür. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu kuralın "mutlak" olmadığını hatırlatmıştır. Dinlenme hakkı Anayasa’nın 50. maddesiyle güvence altına alınmış bir haktır ve kanunla bu hakkın özüne dokunulamaz.
11 Ay Sınırı ve Statü Değişimi: Yargıtay, bir işin kağıt üzerinde "mevsimlik" olarak tanımlanmasının yeterli olmadığını, fiili duruma bakılması gerektiğini vurgulamıştır. Eğer bir işçi, yılın 11 ayından fazlasını (örnekte 1999 yılında 330 günden fazla) çalışarak geçirmişse, artık o işçi için "mevsimlik" statüsünden çıkılmış, sürekli çalışma sistemine geçilmiş sayılır.
Yol İzni ve Dinlenme İlişkisi: Kararın gerekçesinde, mevsimlik işçiye izin verilmemesinin sebebi, yılın çalışılmayan kısmında işçinin zaten dinlendiği varsayımıdır. Ancak 11 ay çalışan bir işçinin "yılın kalanında dinlendiği" iddia edilemez. Bu durumda işçinin hem yıllık izne hem de (uzakta geçirecekse) yol iznine ihtiyacı hukuken doğmaktadır.
Yargıtay’ın Kararı:
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, işçinin 11 ayı aşan çalışmaları olduğu yıllar itibarıyla mevsimlik iş ilişkisinin dışına çıkıldığını kabul etmiştir. Bu tarihten itibaren işçinin yıllık ücretli izin hakkının doğduğuna ve bu alacakların hesaplanması gerektiğine hükmederek yerel mahkemenin direnme kararını bozmuştur.
Bu karar bize şunu söylüyor: "İş hukukunda 'etiketler' değil, 'fiili gerçekler' esastır. İşvereniniz sizi 'mevsimlik işçi' olarak tanımlasa bile, eğer yılın tamamına yakınını çalışarak geçiriyorsanız, anayasal dinlenme hakkınız saklıdır. Yol izni de dahil olmak üzere tüm izin haklarınız, sizin bir makine değil, dinlenmeye ihtiyacı olan bir insan olmanız gerçeği üzerine kuruludur. 11 ay kuralı, işçinin dinlenme hakkının gasp edilmesine karşı yargının çektiği en net sınırdır."
Vaka Analizi 3: Noter Onaylı "İzin İstemiyorum" Taahhüdü Geçerli mi? Hakkın Kutsallığı
Yargıtay 9. HD. | Esas: 2025/3195, Karar: 2025/4034 (Tarih: 05.05.2025)
Bu davaya konu olan olayda; bir kamu kurumunda atölye ustası olarak çalışan işçi, emekli olduktan sonra kullanmadığı 90 günlük yıllık izin ücretini talep etmiştir. İşveren (İdare) ise çok çarpıcı bir savunma yapmış; işçinin emekliliğinden kısa bir süre önce noter huzurunda bir taahhütname imzaladığını, bu belgede "geçmiş yıllara ait 90 günlük iznini kullanmak istemediğini ve bu izinlerle ilgili herhangi bir ücret talebinde bulunmayacağını" beyan ettiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Hukuki Değerlendirme ve Öne Çıkan Başlıklar:
Sözleşme Devam Ederken Feragat İmkansızdır: Yargıtay bu güncel kararında, İş Kanunu m. 53'teki "Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez" hükmünü bir kez daha hatırlatmıştır. İş ilişkisi sürerken işçinin (noter huzurunda olsa dahi) imzaladığı "İzin kullanmayacağım, ücret de istemiyorum" şeklindeki feragatnameler kamu düzenine aykırı ve geçersizdir.
İşçinin Üzerindeki Psikolojik Baskı: Mahkeme, iş sözleşmesi devam eden işçinin, işverene karşı ekonomik ve psikolojik bir bağımlılık içinde olduğunu kabul eder. Bu süreçte imzalanan feragatnamelerin özgür iradeyi yansıtmadığı, dolayısıyla hukuki sonuç doğurmayacağı vurgulanmıştır.
Yol İzniyle Bağlantısı: Karar, izin hakkının sadece bir "boş zaman" olmadığını, işçinin vazgeçemeyeceği bir "yenilenme zorunluluğu" olduğunu tescillemiştir. Yol izni de tam olarak bu dinlenme hakkının eksiksiz kullanılması için getirilen bir ek güvencedir. İşçi ana hakkından (izin) vazgeçemediği gibi, bu hakkın kullanım şartlarını zorlaştıran (yolu izne dahil eden) uygulamalara karşı da hukuki koruma altındadır.
Yargıtay’ın Kararı:
Yargıtay, işçinin noter huzurundaki feragatına rağmen davanın kabul edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. İşçinin izin ücreti alacağını onaylamış ve yerel mahkemenin "İş sözleşmesi sürerken yıllık izin hakkından feragat edilmesi mümkün değildir" şeklindeki gerekçesini yerinde bulmuştur.
Bu karar bize şunu söylüyor: "İster bir kağıt parçası, ister noter tasdikli bir taahhüt olsun; iş hukukunda dinlenme hakkınızın önüne hiçbir 'imza' geçemez. İşvereniniz size 'Yolda geçen süreyi izninden düşeceğimize dair şu kağıdı imzala' veya 'Yol izni istemediğine dair taahhüt ver' dese dahi, bu belgeler hukuken 'ölü doğmuş' hükmündedir. Dinlenme hakkı, işçinin kendi rızasıyla bile teslim edemeyeceği kadar kıymetli bir kamu düzeni kuralıdır."
Vaka Analizi 4: Kaptan Pilotun İzin Mücadelesi: "Şirket Politikası Kanundan Üstün Değildir"
Yargıtay 3. HD. | Esas: 2021/7201, Karar: 2021/13886
Bu davaya konu olayda; bir havayolu şirketinde kaptan pilot olarak çalışan işçi, uçak tipinin envanterden çıkarılması gerekçesiyle işten çıkarılmıştır. Pilot, diğer tazminatlarının yanı sıra kullanmadığı yıllık izin ücretlerini de talep etmiştir. İşveren ise iki ilginç savunma yapmıştır: Birincisi, pilotun uçuş kayıtlarına göre boş olduğu günlerde izin kullanmış sayılması gerektiği; ikincisi ise şirket politikası gereği "aynı yıl içinde kullanılmayan izinlerin bir sonraki yıla devretmeyeceği ve yanacağı" iddiasıdır.
Hukuki Değerlendirme ve Öne Çıkan Başlıklar:
"İzin Yanması" Politikası Yok Hükmündedir: Yargıtay, bir şirketin iç politikasında "Kullanılmayan izin bir daha kullanılamaz" şeklinde bir kural koymasını Anayasa'ya ve Kanunlara açıkça aykırı bulmuştur. Yıllık ücretli izin hakkından feragat edilemeyeceği gibi, işverenin tek taraflı düzenlemeleriyle bu hakkın ortadan kaldırılması da hukuken mümkün değildir.
İspat Yükü ve "Boş Gün" Yanılgısı: İşveren, pilotun uçuşu olmayan günlerde "dinlendiğini" ve dolayısıyla izin kullanmış sayılacağını iddia etse de Yargıtay bu savunmayı reddetmiştir. İznin kullanıldığı; işçinin imzasını taşıyan bir izin defteri veya imzalı bordro gibi yazılı ve kesin bir belge ile ispatlanmalıdır. Uçuş sonrası mecburi istirahat süreleri (off günleri), yıllık izin yerine geçmez.
50 Yaş Üstü Çalışanların Ayrıcalığı: Kararda, Borçlar Kanunu m. 422 ve İş Kanunu m. 53'e paralel olarak; 50 yaşından büyük işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresinin en az 3 hafta (20 gün) olması gerektiği hatırlatılmıştır. Bu süre emredicidir ve işçinin rızası olsa dahi düşürülemez.
Yargıtay’ın Kararı:
Yargıtay, pilotun kullanmadığı izinlerin ücretinin ödenmesi gerektiğine hükmetmiştir. Şirketin "kullanılmazsa yanar" şeklindeki politikasını geçersiz sayan Yargıtay; imzalı bir izin belgesi sunulmadığı sürece, işçinin uçuş kayıtlarındaki boşlukların yıllık izin olarak kabul edilemeyeceğini belirterek yerel mahkemenin ret kararını bozmuştur.
Bu karar bize şunu söylüyor: "İster bir fabrikada işçi, ister gökyüzünde kaptan pilot olun; yıllık izin sizin 'yenilenme' hakkınızdır. İşvereniniz size 'Geçen yıl iznini kullanmadın, hakkın yandı' diyemez. Ayrıca, yol izni gibi ek sürelerle taçlanan bu hak, sadece işyerine gitmediğiniz 'boş günlerle' geçiştirilemez. İznin bizzat 'izin' adıyla ve imzalı belgeyle kullandırılması şarttır. Unutmayın, şirketinizin el kitabı Anayasa'dan ve İş Kanunu'ndan daha kalın olabilir ama asla onlardan daha güçlü değildir."
Vaka Analizi 5: Çiftlik Çalışanının 22 Yıllık İzin Mücadelesi: "Ev ve Arazi Tahsisi İzin Hakkını Ortadan Kaldırmaz"
Yargıtay 3. HD. | Esas: 2020/6912, Karar: 2021/925 (Tarih: 04.02.2021)
Bu davaya konu olayda; 1991 yılından 2013 yılına kadar bir çiftlikte çalışan işçi, cezaevine gireceği için işten ayrılmak zorunda kalmış ve 22 yıllık çalışması boyunca hiç yıllık izin kullanmadığını iddia ederek tazminat davası açmıştır. İşveren ise ilginç bir savunma yaparak; taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi olmadığını, işçiye oturması için ev ve ekmesi için arazi tahsis edildiğini, dolayısıyla işçinin bir "ortak" gibi hareket ettiğini savunmuştur.
Hukuki Değerlendirme ve Öne Çıkan Başlıklar:
Hizmet Akdinin Tespiti: Yargıtay, bir kimseye barınması için ev veya ekmesi için arazi verilmesinin, aradaki "bağımlılık" ilişkisini ve hizmet akdi niteliğini ortadan kaldırmayacağını vurgulamıştır. Çiftlikteki işleri yürüten ve talimat altında çalışan kişi, Türk Borçlar Kanunu (TBK) kapsamında işçidir.
TBK m. 422 ve 425 Vurgusu: Kararda, Borçlar Kanunu'nun yıllık izin sürelerine ilişkin emredici hükümleri hatırlatılmıştır. Özellikle 50 yaşından büyük işçilere verilecek yıllık iznin en az 3 hafta olması gerektiği ve iş ilişkisi devam ederken bu haktan feragat edilmesinin (başka menfaatler karşılığında olsa bile) mümkün olmadığı net bir şekilde ifade edilmiştir.
İznin Kullandırıldığının İspatı: İşveren, işçinin izinlerini kullandığını ancak yazılı bir belge (izin defteri, imzalı bordro vb.) ile ispatlayabilir. Tanık beyanları, hafta tatili veya fazla mesai için önemliyken; yıllık iznin kullandırıldığı konusunda işveren lehine "yazılı delil" şartı aranmaktadır.
Yargıtay’ın Kararı:
Yargıtay, işçinin haksız bir sebeple (cezaevine girmek) ayrılması nedeniyle fesih tazminatlarını reddetse de; yıllık izin, hafta tatili ve fazla mesai ücretlerinin reddedilmesini hatalı bulmuştur. İşverenin izinlerin kullanıldığını ispatlayamadığına dikkat çekerek, 22 yıllık süreçteki kullanılmayan izin ücretlerinin ve tanık beyanlarıyla ispatlanan fazla mesailerin hesaplanıp ödenmesi gerektiğine hükmederek yerel mahkemenin kararını bozmuştur.
Bu karar bize şunu söylüyor: "İş ilişkisinin türü ne olursa olsun (sanayi, hizmet veya tarım), dinlenme hakkı devredilemez ve vazgeçilemez bir anayasal haktır. İşvereniniz size 'Sana ev verdim, arazi verdim, zaten burada dinleniyorsun' diyerek yıllık izin hakkınızı gasp edemez. Yol izni ile desteklenen bu dinlenme süreci, fiilen 'işten ve işyerinden kopuşu' gerektirir. Yargıtay’ın bu kararı, enformel görünen sektörlerde bile kayıtların ve yazılı izin belgelerinin ne kadar hayati olduğunu göstermektedir."
Sonuç: Bir Hak Olarak Yol İzni
Yol izni, işçinin yollarda geçen süresini bir "kayıp" olmaktan çıkarıp, ona gerçek bir dinlenme fırsatı sunan teknik bir düzenlemedir. Uygulamada "ücretsiz" olması sebebiyle işçiler tarafından bazen geri plana atılsa da, özellikle memleket ziyareti veya uzun mesafeli tatil planları için hukuki bir zorunluluktur. İşverenler için ise bu izin, yönetim hakkı ile sadakat borcu arasındaki dengeyi korumayı gerektiren hassas bir süreçtir.
Akademik Not: Bu makale hazırlanırken 4857 sayılı İş Kanunu m. 56, Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği, Yargıtay kararları ve yerleşik doktrin görüşleri (Akyiğit, Süzek, Mollamahmutoğlu vb.) temel alınmıştır.
İş hukuku alanında ortaya çıkan her soru, sorun ve uyuşmazlık, kendine özgü şartlara ve koşullara göre çözülür. Lütfen danışmak için bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.






Yorumlar